Şanlıurfa
Ulu Cami (Merkez)
Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir
sinagog iken M.S. 435-436'da ölen Piskopos Rabula tarafından St.
Stephon Kilisesi'ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer
sütunların çok olması nedeni ile "Kızıl Kilise" olarak da
adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi
tarafından inşa edilmiştir. Anadolu'daki çok ayaklı camiler
grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra
çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört
sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz
tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu'da ilk kez Şanlıurfa
Ulu Cami'nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün
minare olarak kullanılmaktadır.
Hz. İbrahim'in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-i Halil Cami
(Merkez)
Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan
mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir
rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır.
Müneccimlerin "Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son
verecektir" demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl
doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister. Sarayın
putçusu Azer'in hanımı bu mağarada gizlice Hz. İbrahim'i dünyaya
getirir. Hz. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Hz.
İbrahim'in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı
olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.
Balıklı Göl (Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölü, Merkez)
Şehir merkezinde olup, içindeki balıklar, etrafındaki asırlık
çınar ve söğüt ağaçları ile tabii bir akvaryum görünümündedir.
Göller, Ayn-ı Zeliha ve Halil-ür Rahman olmak üzere iki tanedir.
Hz. İbrahim Peygamber'in, devrin hükümdarı Nemrut ve halkının
taptığı putlarla mücadele etmeye ve onları kırıp parçalayarak
tek tanrı fikrini savunmaya başlaması üzerine Nemrut tarafından
bugünkü Şanlıurfa Kalesi'nden ateşe atılır. Bu esnada Allah
tarafından "Ey ateş İbrahim'e karşı serin ve selamet ol" emri
üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim'in
düştüğü yere "Halil-ür Rahman Gölü" denilir. Nemrut'un evlatlığı
Zeliha da, Hz. İbrahim Peygamber'e aşık olur. Hz. İbrahim
Peygamber için babalığı Nemrut'a yalvarır. Hz. İbrahim'in ateşe
düştüğünü görünce Zeliha da kendini ateşe atar. Zeliha'nın
düştüğü yere de Ayn-ı Zeliha Gölü denir.
Hz. Eyyüp Peygamber ve Makamı (Merkez)
Hz. Eyyüp peygamberin, M.Ö. 2100 yılında Suriye'de Şam ile
Ramla arasında üst diyarı denilen ülkenin Desniye köyünde
dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Cüzzam hastalığına tutulan
Eyyüp Peygamber, Rahime adlı karısı ile mağarada çile çekmeye
devam ederek Allah'a ibadetten vazgeçmez. Bütün ıstıraplarına
rağmen Allah'a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihanı
kazanır, Allah tarafından belirtilen şifalı su ile yıkanarak
iyileşir, hanımı ile kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha
sonra uzun müddet yaşar. Şanlıurfa merkezinde bulunan Hz. Eyyüp
peygamberin çile çektiği mağara, Eyyüp Peygamber Makamı olarak
ziyaret edilmektedir.
Eski Ömeriye Cami (Merkez)
Şanlıurfa merkezinde bulunan bu caminin, mevcut kitabeleri
onarım devrine ait olduğundan inşa tarihi bilinmemektedir. Halk
arasında adına dayanılarak caminin Hz. Ömer tarafından
yaptırıldığı söylenmektedir. Son cemaat yerinin doğu duvarında
yer alan kitabede caminin 1301 tarihinde Muhammed Ağa tarafından
tamir edildiği yazılıdır. Bu kitabedeki tarih Ömeriye Caminin
Urfa'nın en eski camilerinden biri olduğunu göstermektedir.
Halil-Ür Rahman Cami (Döşeme Cami-Makam Cami-Merkez)
Halil-ür Rahman Gölünün güneybatı köşesinde yer alan cami,
medrese, mezarlık ve Hz. İbrahim'in ateşe atıldığında düştüğü
makamdan meydana gelen bir külliye halindedir. Cami, M.S. 504
tarihinde (Bizans dönemi) Urbisyus'un maddi yardımlarıyla
monofistler adına yaptırılan Meryem Ana Kilisesi üzerine XIII.
yy.da Eyyübiler devrinde inşa edilmiştir. Caminin güneydoğu
köşesine bitişik kare gövdeli kesme taş minarenin batı
cephesindeki kitabede, Eyyübilerden Melik Eşref Muzafferiddin
Musa'nın emriyle 1211 yılında yaptırıldığı yazılıdır.
Rızvaniye Cami (Zulumiye Cami-Merkez)
Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarında yer alan cami, Bizans
devrine ait St. Thomas Kilisesi'nin yerine Osmanlıların Rakka
Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716 yılında yaptırılmıştır.
Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Rahime Hatun Türbeleri (Eyyüp Nebi
Köyü-Viranşehir)
Hz. Eyyüp Peygamberin mezarının, Viranşehir ilçesinden 12 km
uzaklıkta Eyyüp Nebi Köyü'nde olduğu rivayet edilmektedir. Hz.
Eyyüp 7 yıl çile çektikten sonra kendisine Allah tarafından nail
olunan şifalı su ile yıkanıp yaralarından kurtulur. Daha sonra
eşi Rahime Hatunla birlikte Eyyüp Nebi Köyünde yaşar. Her
ikisinin türbesi de bu köyde bulunmaktadır. Eyyüp Peygamberi
görmek için 3 ay yol yürüyen ve çok yakınına geldiği halde
göremeden ölen Hz. Elyasa'nın kabri de aynı köydedir. Rivayete
göre; IV. Murat Bağdat seferinde iken Eyyüp Nebi Köyünde mola
verip bir gece konaklar. Rüyasında birisi kendisine "Kaldığın
yer Eyyüp Peygamberin makamıdır. Sabah kalktığında atının
kişneyerek ayağını üç defa vurduğu yere bir cami ile türbe
yaptır." der. Yine özellikle yöre halkı tarafından anlatılan
başka bir rivayete göre Eyyüp Peygamberin sırtını sürdüğü kutsal
bir kaya kütlesi de bu köyde bulunmaktadır. Hz. Eyyüp Peygamberi
ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa'yı (Hz. Eyyüp, "Beni ziyarete
gelenler önce Hz. Elyasa'nın türbesini ziyaret etsin" demiştir.)
sonra Hz. Eyyüp'ün türbesini, daha sonra Rahime Hatunu ve en son
da sırtını sürdüğü kutsal taşı ziyaret etmektedir.
Şuayb Şehri (Harran)
Harran'a 45 km mesafede, bir ören yeri olup mevcut kalıntılar
Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya mezarı üzerine kesme
taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların bazı duvar ve
temel kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Şuayb şehri
harabeleri arasında bir mağara, Şuayb Peygamberin makamı olarak
bilinmektedir.
Ulu Cami (Harran)
Harran Höyüğünün kuzeydoğu eteğinde yer alan Ulu Cami,
744-750 yıllarında Emevi Hükümdarı II. Mervan tarafından
yaptırılmıştır. Ünlü medresesi, hamamı, hastanesi ile bir
külliye halinde olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu'nun en eski
ve en büyük camisi olması bakımından önem arz eden caminin
Selçuklu dönemindeki onarımlarından kalma mimari parçaları, taş
süsleme sanatının son derece güzel örneklerindendir.
Der-Yakup Kilisesi (Nemrut'un Tahtı-Merkez)
Urfa Kalesinin batısında Damlacık sırtlarında kurulmuş olan
bu yapının Hıristiyanlık dininin doğuşundan sonra yaptırılan ilk
kiliselerden olduğu bilinmektedir. M.S. 38 yılında Hıristiyan
olan Süryaniler tarafından kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir.
Buraya Nemrut'un tahtı da diyenler olduğu gibi Nemrut'un mezarı
diyenler de vardır. Halk arasında Apgarın Dağı da denir.
Süryaniler buraya Deyro D'Nalşotho (Ruhların Manastırı)
demişlerdir.
Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi-Merkez)
Bu kilise Tılfındır Mahallesindedir. Hıristiyanlık tarihinin
ilk kiliselerinden olup M.S. 38 yılında Süryaniler tarafından
yapılmıştır. Evliya Çelebi Hz. İsa'nın Urfa'ya geldiğini ve bu
kiliseyi ziyaret ettiğini, bu nedenle buraya Deyr-i Mesih (İsa
Kilisesi) denildiğini yazmaktadır.
Harran (Harran)
Din ve dilleriyle en eski milletlerden biri sayılan
İbraniler, tek tanrıya inanan bir din anlayışını ilk
gerçekleştiren kavimdir. Kutsal kitaplarda anlatılan Sami asıllı
Yahudi kavmi, Tevrat'a göre Yehova İbranilerini yöneten İbrahim
Peygambere "Kabileni al ve baba evini (Ur şehri şimdiki Urfa)
bırak, göstereceğim ülkeye git. Orada kavmini büyük bir millet
yapacağım." denmiştir. Yine Tevrat'ta "Abram Harran'dan gittiği
vakit, 75 yaşında idi" denilmektedir. Hz. İbrahim'in evinin
kentin ortasında bulunan höyüğün kuzey eteklerindeki kalıntılar
arasında bulunduğu bilim çevrelerince iddia edilmektedir.
|