Edirne
Selimiye Cami (Merkez)
Mimar Sinan'ın 80 yaşında yarattığı ve "Ustalık eserim"
dediği anıtsal yapı Osmanlı Türk sanatının ve Dünya Mimarlık
Tarihinin baş eserlerindendir. Edirne'nin ve Osmanlı
İmparatorluğunun simgesi olan cami, kentin merkezinde yer
almaktadır. Çok uzaklardan dört minaresi ile göze çarpan yapı,
kurulduğu yerin seçimiyle, Mimar Sinan'ın aynı zamanda usta bir
şehircilik uzmanı olduğunu da göstermektedir.
Kesme taştan yapılan cami, 2475 m2'lik bir alanı kaplar.
Mimarlık tarihinde en geniş mekana kurulmuş yapı olarak
nitelenen Selimiye Camisi, yerden yüksekliği 43,28 m olan, 31,30
m çapındaki kubbesiyle ilgi çeker. Ayasofya'nın kubbesinden daha
büyük olan kubbe 6 m genişliğindeki kemerlerle birbirine
bağlanan sekiz büyük payeye oturur. Cami, mimari özelliklerinin
erişilmezliği yanında taş, mermer, çini, ahşap, sedef gibi
süsleme özellikleriyle de son derece önemlidir. Mihrap ve
minberi mermer işçiliğinin baş yapıtlarındandır. Yapının çini
süslemelerinin, Osmanlı ve Dünya sanatında ayrı bir yeri vardır.
XVI. yy. çiniciliğinin en güzel örnekleri olan bu çiniler, 'sıraltı'
tekniğinde olup, İznik'te yapılmıştır. Selimiye camisinin 3,80 m
çapında 70,89 m yüksekliğinde, üçer şerefeli dört zarif minaresi
vardır. Cümle kapısının iki yanındakiler üçer yollu olup, her
şerefeye ayrı merdivenlerden çıkılır. Diğer iki minare ise birer
yolludur. Bir külliye olarak inşa edilen yapının, geniş dış
avlusunda Darüssıbyan, Darülkur'a ve Darülhadis yapıları
bulunmaktadır.
Üç Şerefeli Cami (Merkez)
1443-1447 yılları arasında, II. Murat tarafından
yaptırılmıştır. Cami Osmanlı sanatında, erken ve klasik dönemler
üslubu arasında yer alır. Burada ilk kez uygulanan bir planla
karşılaşılmaktadır. 24 m çapındaki büyük merkezi kubbe, ikisi
paye, dördü duvar payesi olmak üzere altı dayanağa oturur.
Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler
vardır. Yapı, bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlıdır. Bu
planı Mimar Sinan, İstanbul camilerinde daha gelişmiş biçimi ile
uygulamıştır. Ayrıca Osmanlı mimarisinde revaklı avlu ilk kez bu
camide kullanılmıştır. Avlunun dört köşesine minareler
yerleştirilmiştir. Üç şerefeli cami, bu özellikleriyle sonraki
camilere öncü olan anıtsal bir yapıdır. Camiye adını veren üç
şerefeli abidevi minare, 67,62 m yüksekliğindedir. Her şerefeye
ayrı yollardan çıkılmaktadır. Caminin süslemeleri de ilginçtir.
Revak kubbelerindeki özgün kalem işleri, Osmanlı camilerindeki
en eski örneklerdendir.
Muradiye Cami (Merkez)
Muradiye mahallesinde, Sarayiçi'ne egemen bir tepeye II.
Murat tarafından yaptırılmıştır. Yazıtında tarih yoktur. Yan
mekanlı (zaviyeli) camilerin en güzel örneğidir. Cami, dış
görünüşünün yalınlığına karşın,iç süslemesi yönünden XV. yüzyıl
Osmanlı sanatının dikkat çeken yapıtlarındandır. Mihrap ve
duvarları kaplayan çiniler, Türk çini sanatının en güzel
örneklerindendir.
II. Bayezit Cami ve Külliyesi (Merkez)
Tunca Nehri kıyısında, şehir merkezine 2 km uzaklıkta bulunan
külliye, Edirne'nin en önemli yapıtlarındandır. Cami, tıp
medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak, erzak depoları ve
diğer bölümleriyle geniş bir alana yayılmıştır. II. Bayezıt'ın
1484-1488'de yaptırdığı külliyenin mimarı Hayreddin'dir. Çok
etkileyici bir görünümü olan külliye, küçüklü büyüklü yüze yakın
kubbeyle örtülüdür. Yapıların en ilginci 20,55 m çaplı, tek
kubbeli, iki minareli anıtsal camidir. Ana kubbeli mekanın
yanlarında dokuzar kubbeli Tabhane (kitap basım yeri) bölümleri
vardır. Bu bölümler doğrudan dışarı açılmaktadır. Mermer mihrap
ve minber yalın görünüşlüdür. Somaki mermerden, son derece zarif
hünkar mahfili, Edirne'deki ilk örnektir.
Eski Cami (Merkez)
Edirne'de Osmanlılardan günümüze ulaşmış en eski anıtsal
yapıdır. 1403?de Emir Süleyman tarafından yapımına başlanmış,
Çelebi Sultan Mehmet zamanında 1414'te bitirilmiştir. Mimarı,
Konyalı Hacı Alaaddin, kalfası Ömer ibn İbrahim'dir.
Yıldırım Camii (Merkez)
Edirne'nin XIV. yüzyıldan kalma en eski camisi olup, şehir
merkezine 3 km uzaklıktadır. Gerek planı, gerekse sütun
başlıkları, yapının haç planlı bir Bizans kilisesi olduğunu
göstermektedir. Yıldırım Bayezıt adına camiye dönüştürülürken
(1400) temel dışında yeniden yapılmıştır. Ancak kıble yapının
eksenine uymadığından, mihrap, haç kollarından birinin köşesine
konmuş, eğimli bir görünüş almıştır. Günümüzdeki görünümüyle
dört kemerli, kubbeli ve tek minareli camidir.
Fatih Cami (Enez Ayasofyası-Enez)
Bizans döneminden kalan yapı, oldukça büyüktür. Köşe duvarlı,
haç planlı kiliseler grubundandır. Yapı, Osmanlı döneminde
güneydeki kola mihrap ve minber yerleştirilerek camiye
dönüştürülmüştür. Uzunlamasına gelişmiş haç planı ile Orta
Bizans, dış yüzdeki tuğla süslemeleriyle de geç Bizans dönemi
özellikleri göstermesi bakımından ilginçtir. Cami günümüzde
yıkık durumdadır.
Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi, Havsa)
Havsa ilçesinde, Edirne yolundadır. 1576-1577'de Sokullu
Mehmet Paşanın oğlu Kasım Paşa adına Mimar Sinan'a
yaptırılmıştır. Külliye; iki kervansaray, cami, medrese, imaret,
çifte hamam, tekke, köprü ve arastadan oluşuyordu. Günümüzde
yalnızca cami, hamam, cami avlusuna dayalı ve ne olduğu
anlaşılamayan ocaklı-nişli bir duvar, arastanın ortasında cami
ile kervansarayı bağlayan dua kubbesi ve külliyeye daha sonra
eklenmiş çeşme görülmektedir.
Sweti George Kilisesi (Merkez)
Edirne'nin Kıyık semtinde 1880 yılında inşa edilmiştir.
1889'da dekore edilen kilisedeki yazılar Slav Bulgarcası ile
yazılmıştır. Daha önce aynı yerde bulunan kiliseden kalma bazı
tablolar vardır. Yapı bakımlı durumdadır.
Yahudi Havrası (Merkez)
Edirne'nin Kaleiçi mevkiinde olup, 1902-1903 yıllarında inşa
edilmiştir. Bugün yıkık durumdadır.
|