Ağrı
İshak Paşa Sarayı Cami (Doğubeyazıt)
1789' da vezir olan Hasan Paşa'nın oğlu İshak Paşa'nın
Doğubeyazıt'da bir tepe üzerinde, yaptırdığı saray, 360'ı bulan
oda ve salonları ile Osmanlı Saray teşkilatına uymaktadır. 760
m2'lik bir alanı kaplayan sarayın yapımının 99 yıl sürdüğü
söylenmektedir. "U" şeklinde, iç içe iki avlu çevresinde
toplanmış binalarının mimarisinde (cami-harem
daireleri-aşevi-hamam, selamlık-merasim ve eğlence salonu-türbe
vb.) mükemmel taş işçiliği, oymacılığında ve duvar
süslemelerinde ise Fars, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin
ortak etkisi görülür. İshak Paşa Cami, sarayın ikinci avlusunda,
harem ile selamlık daireleri arasında yer alır. Beden duvarları
sarayın iki katı yüksekliğindedir. Cami, kubbesi ve minaresi ile
bütün saraya hakimdir. Sivri kemerli, mukarnaslı büyük
portalleri Osmanlılardan çok Selçuklu mimarisini hatırlatır. Taş
üzerine iri plastik natüralist bitki süslemeleri Türk sanatına
yabancı, Kafkaslardan gelen etkileri gösterir.Tamamen Türk
üslubu ile yapılmış kare planlı minaresi başlı başına bir abide
görünümündedir. Caminin kıble tarafında dış duvarlarının hemen
kenarına inşa edilmiş olan sekizgen türbe, Selçuklu türbe
mimarisi geleneğine uygun olarak iki katlıdır. Dıştan tamamen
(kubbe dahil) kesme taştan yapılmış cami ve türbelerin pencere
kenarları ve bazı yüzeyleri ağaç ve çiçek tasvir eden Rokoko
tarzı işlemelerle süslenmiştir.
Ağrı Dağı
Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı (5165 m) eskiden
beri bilginlerin, dağcıların, serüvencilerin ilgisini çekmiş ve
birçok hikaye, türkü ve efsaneye konu olmuştur. İncil ve
Tevrat'a göre; Nuh Peygamber zamanında yeryüzünü kötülükler
kaplamıştır. İnsanlara bir ders vermek amacı ile Tanrı, Nuh'a
bir gemi yapmasını emretmiştir. Gemiye, Nuh Peygamber, eşi,
oğulları, oğullarının eşleri ile yeryüzünde bulunan bütün canlı
türlerinden birer çift alarak binecektir. Nuh Peygamber,
Tanrının emri doğrultusunda gemiyi yapar ve canlılarla beraber
gemiye girer. Çıkan tufan sonucunda gemidekilerin dışında kalan
tüm canlılar yok olur. Suların çekilmesi ile gemi, Ağrı Dağı'na
oturur ve içindeki canlılar gemiden ayrılarak yeryüzüne dağılır.
Bu yönüyle dini açıdan çok özel olan dağ, düz bir arazide aniden
yeryüzünden göğe doğru yükselen heybetli görünümü, yazın bile
karlı dorukları, bitki örtüsü ve barındırdığı hayvan türleri ile
etkileyicidir.
|