|
Golf Turizmi
Türkiye, son yıllarda art arda hizmete giren uluslararası nitelikteki golf
tesisleriyle dünya golf severlerini bir araya getiren nezaketin, kalitenin ve
prestijin buluştuğu seçkin bir golf merkezi konumuna dönüşmüştür. Özellikle
Antalya'nın 30 km. doğusunda yer alan Belek beldesi gerek eşsiz kültürel,
tarihsel ve doğal yapısıyla gerekse nitelikli golf sahaları ve tesisleri ile
eşsiz bir golf turizmi potansiyelini oluşturmaktadır. Antalya'nın yanı sıra
İstanbul, Ankara ve Muğla'da gerek işletme faaliyetinde gerekse yatırım
kapsamında yer alan uluslararası standartlarda golf tesislerimiz planlanmıştır.
Ülkemizde golf tesisleri çoğunlukla sahile yakın yüksek kapasiteli zengin
yeme-içme, alışveriş, eğlence olanaklarının sunulduğu konaklama tesislerinin
yakınındadır. Bu tesisler doğa ile iç içe düzenlenen golf sahaları ile
ziyaretçilerine doğaya dönük bir ortamda tatil geçirebilmek için eşsiz
fırsatlar sunmaktadır.
Türkiye'de Turizm Bakanlığı golf turizmine yönelik olmak üzere turizm alan ve
merkezlerinde 11 adet golf alanı planlamıştır. Bu golf alanlarının bir kısmı
işletme faaliyetine geçirilmiş, diğer bir kısmı ise halen yatırım
aşamasındadır.
Golf Terimleri
ACE: Topun deliğe bir vuruşta sokulmasıdır. Buna aynı zamanda hole
'in one' da denir.
ADDERSS: Golfçunün vuruş durumuna geçmesidir. Oyuncu, club'ını topun
gerisinde bir yere değdirmek suretiyle "vuruş durumuna" geçtiğini belirtir.
Hazard vuruşlarında böyle bir şart aranmaz. Buna aynı zamanda set-up da denir.
ADVICE: Danışma. Oyuncunun oyun tarzını, club seçimini, vuruş şeklini
etkileyebilecek her tür fikir alışverişi sayılır. Kurallar, engellerin yeri ya
da green üzerindeki bayrak direğinin yönü gibi herkesçe bilen konular ya da yer
hakkındaki sorular danışma kapsamına girmez.
AIR SHOT: Vuruş yaparken club'ın golf topuna çarpmaması, yani
ıskalamasıdır. Bu oyuncuya bir ceza puanı verilir.
ALBATROS: Bu terim Britanya'da bir delik için par sayından üç eksik olan
skordur. ABD'de bu terim double eagle olarak bilinir. Sadece par sayısı dört ve
beş olan delikler için geçerlidir.
ALIGNMENT: Vuruşa başlamadan önce, ayaklar, kalçalar ve omuzların aynı
doğrultuya getirilmesidir.
ALL SQUARE: Matchplay oyununda sayı durumlarının eşit olmasına denir.
ANTISHANK: Topa vuruş sırasında yanlışlıkla hosel ile vurulması
ihtimalini ortadan kaldırmak için hazırlanmış club tasarımıdır. Kurallara göre
oyunda kullanılmaz.
APPROACH PUTT: Deliğe girmek için değil, deliğe çok yakın olmak için
yapılan putting vuruşudur.
APPROACH SHOT: Teeing ground hariç rough ya da fairway'den green'e
yapılan vuruşlardır.
APRON: Green'i çevreleyen çim şerididir. Bunun çim boyu, fairway
çiminden biraz daha kısa, green çiminden biraz daha uzundur. Buna aynı zamanda
semigreen ya da fringe de denir.
AWAY: Oynanan çukurda topu bayrak direğine en uzak olan oyuncuya verilen
isimdir. Oyunun devamında ilk vuruşu bu oyuncu yapar. Diğerleride uzaklık
derecelerine göre vuruş sıralarını alırlar.
AWFUL SHOTS: Golf oyununda puanlama derecesinde artı 2'den (Double Bogey)
daha fazla vuruşlara verilen isimdir.
BACK NINE (In-Holes): 18 delikli bir golf sahasında ikinci dokuz delikli
kısıma verilen isimdir.
BACKSPIN: Çok iyi bir vuruş tekniği ile topun hedefe doğru
havalandığında kendi ekseni etrafında önden arkaya doğru fırıldak gibi
dönmesini sağlamaktır. Bu vuruş topun sahaya düştüğünde çok fazla
yuvarlanmamasını ve çabuk durmasını sağlar.
BACKSWING: Swing vuruşunun üç bölümünden ilkidir. Clup'ın, topun
arkasından geriye ve omuz üzerine doğru bir kavis yaptırılarak kaldırılmasıdır.
Hareketin bitim noktasında golf sopasının baş kısmı hedef doğrultusunu
gösterir.
BAFFY-BAFFIE: Dayanıklı ağaçtan yapılmış ve günümüzde halen
kullanılmakta olan 3 veya 4 numaralı wood'a benzeyen club'dır. Bu club'ın en
önemli özelliği, fairway'den yapılan yüksek atışlar için uzun bir yüze sahip
olmasıdır.
BALATA: Golf topunu kaplayan, doğal ve sentetik maddedir.
BALL DEEMED TO MOVE / MOVED: Oynanmış sayılan top. Top, bulunduğu yeri
terk eder, başka bir yerde durursa oynanmış sayılır. Top dururken, oyun dışı
etkenlerce yerinden oynatılmışsa, oyuncu cezasız olarak topu eski yerine
getirebilir.
BALL HOLED / HOLED: Top çukurda. Topun tümünün çukurunun ağzından
geçerek çukurun dibine düşmesi denir.
BALL IN PLAY: Oynan top. Oyuncunun başlama yerinden vuruşunu yapması ile
top oyundadır. Bu top, topun oyun sırasında kaybolması, sınır dışına çıkması
veya ilgili bir kurala göre değiştirtmesi durumunda, çukura girinceye kadar
oynanan toptur. Kurallara göre değiştirilmesi halinde yeni top oynanan top
sayılır.
BALL LOST / LOST BALL: Kaybolan top. Top aşağıdaki durumlarda kaybolmuş
sayılır. Topun, oyuncu, ortağı ya da caddie'leri tarafında düştüğü yerde
aranmaya başlanmasından itibaren 5 dakika içinde bulunmaması ya da oyuncu
tarafından kendi topu olarak teşhis edilememesi,Oyuncunun ilk vurduğu topu
henüz aramadan kuralların tanıdığı hakka dayanarak diğer bir topu oyuna
sokması,Oyuncunun ilk attığı topunun bulunması muhtemel olan yerden ya da bu
yerden çukura daha yakın bir noktadan geçici bir topla oynanması ve böylece bu
topun oynanan top durumuna girmesi.
BANANA BALL: Bu bir argo deyimdir. Vuruş esnasında çok kısa mesafede
topun sağdan sola kıvrım yaparak savrulmasıdır. Yani bir nevi "slice"dir. (Yön
tarifi sağ elle oynanan oyuncular içindir.)
BARROW - BREAK: Bir İngiliz terimi olan barrow, Green'in eğilimlerinden
dolayı doğru yönünden sapan putting vuruşuna verilen addır.
BENT GRASS: Yeşil alanlarda bulunan çok ince yapılı bir çeşit ot
örtüsüdür.
BEST - BALL : Golfte oyun çeşitlerinden biridir. Best - Ball oyununda,
bir kişinin, iki oyuncunun daha iyi topunu veya üç kişinin en iyi topuna karşı
yarışmasıdır.
BETTER - BALL : Four - Ball match oyununda, iki eş oyuncunun en iyi
topları ile diğer iki eş oyuncunun en iyi toplarına karşı yarışmasıdır.
BIRDIE: Bir deliğe par sayısından bir eksik olarak yapılan skordur.
BISQUE BOGEY: Golf oyununun bazı müsabaka şekillerinde, kurallar gereği,
handikaplı oyunculara tanınan bazı haklardır.
BITE: Backspin tekniği ile green'e yapılan vuruş şeklidir. Top düştükten
sonra fazla yuvarlanmaz.
BLADE: Eskiden kullanılan bazı putter ve ironlara verilen isimdir.
Hatalı bir vuruşa da bu isim verilir. Topa merkezinin üst tarafından club'ın
yüzü yerine, yüzün alt kenarı ile vurulmasıdır.
BLASTER: Loft açısı en yüksek olan (56°) club'a verilen diğer bir
isimdir. Genelde bu club'a sand vedge ismi verilmiştir.
BLIND SHOT / LIND HOLE: Oynanan çukurun bayrağı, teen ground ya da
fairway'in başlangıç kısımlarından görülemiyorsa bu şekildeki çukurlara blind
hole adı verilir. Bu bayrağı görmeden yapılan vuruşlara da blind shot denir.
BLOCK: Club yüzünün normal bir şekilde topa vuruşunu önleyen harekete
verilen isimdir.
BOGEY: Bir deliğe par sayısından bir fazla olarak yapılan skordur.
BOGEY COMPETITON: Kurallara göre belirlenen puanlarla golf sahasında
oynanan oyun çeşitlerinden biridir.
BORON: Bazı wood club'larda, boyun kısmına sarılan spiral teli
güçlendirmek için bor maddesinin sürülmesidir.
BRASSIE: Modern 2 - wood ile eş değer özellikleri olan, pirinç korumalı,
ahşaptan yapılmış fairway club'ıdır. Günümüzde halen kullanılan bir terimdir.
BREAK / BORROW: Green'deki eğimlerden dolayı düzgün yönünden sağa - sola
sapan putting vuruşuna verilen addır.
BRUTTO / GROSS SCORE: Handikap sayısına bakılmaksızın 18 çukur sonunda
yapılan toplam skordur.
BULGER DRIVER: Bir çeşit 1 numaralı wood club'dır. Günümüzde artık
kullanılmamaktadır.
BUNKER: Amerikalılar bunker için sand trap deyiminide kullanırlar.
Bunker, özel olarak hazırlanmış, içerisindeki toprak ve çim örtüsü alınarak kum
yada benzeri malzeme ile doldurulmuş bir engel çukurudur. Üç çeşit bunker
vardır. Greenside Bunker Green çevresindedir. Fairway Bunker Fairway
üzerindedir. Coss Bunker Fairway doğrultusunu dik olarak kesen bunker'dır.
BURRIED LIE: Topun büyük bir kısmının bunker içerisindeki kuma
gömülmesidir.
BURN / SCOTTISH STREAM: Iskoç dilinde saha içerisindeki ırmak, dere ya
da çaya verilen isimdir.
BYE: Bir matchplay yarışması, 18. çukur yada daha önceki çukurularda
kazanılmışsa geri kalan çukurların yarışma dışı oynanmasına verilen isimdir.
CADDIE: Oyuncunun, oyun süresince club'larını taşıyan ve bunlarla
ilgilenen, oyuncuya oyun sırasında kurallar çerçevesinde her konuda yardımcı
olan kişidir. Caddie bir ya da birden fazla oyuncuya hizmet edebilir.
CADDY: Elle çekilebilen ya da elektrik tesisatı ile çalışan golf
çantasını taşımak için kulanılan bir çeşit arabadır.
CARRY: Topun ilk vurduğu nokta ile yere düştüğü nokta arasındaki
uzaklıktır.
CASUAL WATER: Geçici su. Su engeli olmayıp, oyuncunun vuruş durumunu
almasından önce ya da sonra sahada geçici olarak belirlenen her türlü su
birikintisidir. Kar ve buzun geçici su ya da köksüz cisim olarak yorumu
oyuncunun seçeneğine bırakılmıştır. Yapay buz bir engeldir. Kırağı geçici su
değildir. Oyuncu ceza puanı kaybetmeden kurallara uygun bir şekilde topun
yerini değiştirebilir.
CENTRE - SHAFT PUTTER: Shaft'ın baş kısmının tam ortasına bağlandığı
putter çeşididir.
CHILI - DIP: Green civarında club başının topa değmeyecek şekilde
kuvvetle yere (çime) vurulması ile meydana gelen hatalı bir vuruş şeklidir.
CHIP SHOT: Green kenarına yakın bir yerden topun green içine az
havalandırılarak çok yuvarlanmasını sağlayan bir vuruş şeklidir.
CHIPPEN: Green'e doğru vurulan, kısa ve fazla havalanmayan bir vuruştur.
CHIPPER: Chip yapmak için kullanılan, vuruş açısı (loft açısı) orta
derecede olan club'lara verilen isimdir.
CHOKE DOWN: Club'ın grip'in altından tutulması.
CHUNK: Club başının toptan önce yere (çime) vurulmasıyla meydana gelen
hatalı bir vuruş şeklidir. Bu vuruşa aynı zamanda fat de denir.
CLEEK: Iskoç kökenli olan bir terimdir. Bu terim, short cleeks, long
cleeks, driving cleeks, putting cleeks gibi degişik kelimelerle de ifade
edilir.
CLOSED FACE: Address ya da impact sırasında club yüzünün hedefe bakış
doğrultusunun hedefin solunu göstermesidir. (Ifade sağ elle vuruş yapanlar
içindir).
CLOSED STANCE: Topla atış hedefi doğrultusuna, sol ayağın sağ ayaktan
daha yakın bir durumda bulunmasıyla yapılan vuruş duruşuna verilen isimdir. Sağ
elle vuruş yapanlar içindir. Sol elle vuruş yapanlarda durum bunun tersidir.
Yani sağ ayak doğrultuya daha yakındır.
CLUB: Golf oyununda green dışındaki topa vurmak için kullanılan golf
sopalarıdır. Green içinde putter adı verilen golf sopası kullanılır.
CLUB FACE: Club'ın vuruş yapan kısmıdır.
CLUB HEAD: Club'ın, shaft'dan boyunla ayrılan ve vuruş yüzeyinin arka
tarafında topuktan uca kadar uzayan kısmıdır.
COCKING THE WRISTS: Backswing sırasında vuruşun sonuna doğru el
bileklerinin yukarı doğru bükülmesidir.
COMMITTEE: Oyun komitesi. Yarışmaların yönetiminden ve sahanın
düzeninden sorumlu kuruldur.
COMPETITOR / FELLOW COMPETITOR: Golf sayı oyunu yarışmasına katılan
oyuncuya yarışmacı denir. Yarışmacı ile birlikte oynayan her oyuncu, eş
yarışmacı, yani fellow competıtor'dır. Hiçbiri diğerinin ortağı değildir.
Dörtlü ve dört sayı oyunlarında, yarışmacı ve eş yarışmacı deyimleri,
aralarında eşlik bulunan oyuncuların her ikisini birden kapsar.
COUCH GRASS: Uzun köklü ve yabani otları tanımlamak için kullanılan bir
terimdir.
COURSE: Saha. Golf oyununa ayrılmış olan alanın tamamıdır.
CROSS BUNKER: Fairway hattını dik olarak keser durumda bulunan
bunker'dır.
CUP: Green'deki çukur içerisine yerleştirilen, kurallardaki ölçülere
uygun madeni bir kovandır. Çapı 108 mm, derinliği en az 100 mm.dir. Üst ağzı
çim seviyesinden 2,5 mm aşağıda olacak şekilde gömülmüştür. Aynı zamanda
green'de içinde bayrak sopası bulunan deliğe de cup adı verilir.
CUT SHOT: Topu çok fazla havalandırarak çok az yuvarlanmasını sağlayan
yumuşak bir vuruş şeklidir. Genellikle sand iron'la yapılır. Vuruşla clockwise
spin verilen top soldan sağa doğru kavis yapar.
DEAD / STONE DEAD: Vuruş sonunda topun deliğe çok yakın bir mesafede
durmasıdır. Daha sonraki putting vuruşu sadece formalite olarak yapılır.
DIMPLES: Golf topunun üzerinde onun düzgün uçuşunu sağlayan küçük
girintilerdir.
DIVOT: Vuruş yapıldığında sopa kafasının çimden kopardığı parçaya
verilen addır.
DOG - LEG HOLE: Fairway'in green'e daha yakın olan bir kısmının normal
doğrultusunu değiştirerek, sağ yada sola doğru bir kıvrım yapmasıyla meydana
gelen fairway şeklidir.
DORMIE: Macthplay'de kullanılan ve bir oyuncunun çok fazla puan toplayıp
yenilemez hale gelmesini anlatan bir terimdir. Kazandığı çukur sayısı,
oynanacak çukur sayısından daha fazla anlamına gelir.
DOUBLE BOGEY: Par sayısından iki fazla olan bir skordur.
DOUBLE EAGLE: Par sayısından 3 eksik olan bir skordur. ABD'de bu adla
anılan olay, Ingiltere'de albatros adıyla bilinir. Sadece par sayısı 4 ve 5
olan çukurlar için geçerlidir. Çok nadir olarak yapılır.
DOUBLE GREEN: Bu tip green'lerin yüzeyinde iki delik bulunur. Bunlar
golfün en eski günlerinden kalma, front nine ve back nine'ı aynı yerde oynanan
golfe ilişkin kalıntı niteliğindeki green'lerdir.
DOWNHILL LIE: Topun hedefe göre yokuş aşağı vurulacağı bir meyilde
bulunmasıdır.
DOWNHILL SHOTS: Doğrultusu yokuş aşağı olan vuruşlardır.
DOWNSWING / FORWAD SWING: Swing vuruşunun üç bölümünden ikincisidir.
Backswıng'in zirvesinden topa vuruş anına kadar olan bölümüdür. Bu kısma "Forewardswıng"
ismi de verilir.
DRAW: Topa hedef doğrultusunda anti - clockwise spin etkisiyle sağdan
sola doğru hafifçe bir kavis yaptırılan vuruş şeklidir. (Tarif sağ elle vuruş
yapanlar içindir) DRIVE: Tee üzerinde yapılan başlama vuruşudur. Genel olarak 1
nolu wood club ile yapılır.
DRIVER: Başlama vuruşu için kullanılan sopalardır. Başlama vuruşu
genellikle 1 numaralı wood club ile yapılır.
DRIVING RANCE: Fairway'ler dışında, club'ları düzgün kullanabilme
antremanlarının yapıldığı ve genelde 300 metre uzunluğundaki eğitim
alanlarıdır.
DROP: Kurallara göre ceza puanlı ya da cezasız olarak oyun dışı kalan
bir topu oyuna tekrar sokmak için yapılır. Oyuncu kurallara göre dik durarak
kolunu omuz hizasından yukarı doğru dik bir şekilde kaldırarak topu arkasına
düşecek şekilde bırakır. Topun durduğu yer yeni vuruş noktasıdır.
DUB: Genellikle kötü vuruşlara verilen isimdir. Oyuna yeni başlayan
acemi oyuncular için de kulanılır. Acemi oyunculara Duffer, Hacker gibi isimler
de takılır.
DUFFER / DUP / HACKER: Argo olarak kullanılır. Yeni başlayan, tekniği
zayıf olan oyunculara verilen addır.
DURCHSCHWUNG (Almanca): Backswing'den sonra topa vuruş yapılan swıng'in
ikinci bölümüdür. Ingilizce de forwardswıng ya da downswıng deyimlerinin
karşıtıdır.
|